Ahmet Davutoglu Akit TV programı yorumu

Pardon Siz Davutoğlu’na Zarar Mı Vermek İstemiştiniz?

21 Mayıs tarihinde Akit Gazetesi yazarlarından birkaç kişi, yeni bir katliam için soyunmuş olmalı. Katliam diyorum çünkü konuk ettikleri ismi, resmen suçüstü yapmışçasına yerden yere vurmaya çalışıp, itibarını alt üst etmeye soyundular. Hele öyle bir yaklaşımda olanı vardı ki, sanki karşısındaki Ak Parti adayı olarak seçime girip kazanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Dönem Başbakanı değil, Mavi Marmara Gemisi’ne saldıran İsrail askerleri veya PKK terör örgütü elebaşının iş birlikçisi ya da biraz daha öteye, Fetö terör örgütünün baş mimarı…

Teşbihte hata olmaz kardeşim, bahsettiğim programı izleyenler çok iyi anlayacaklar beni. O gün konuk ettikleri isim, evet şimdiki Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’ydu. Siyasetini, tarzını, görüşlerini beğenmeyebilirsiniz, dargınlıklar yaşanmış olabilir ancak bu size Türkiye’nin en büyük düşmanlarındanmış gibi muamele yapma hakkı vermez.

İkinci Turgay Güler Vakası Mı?

Basit şekilde kurgulanmış, adaletsiz bir muameleye maruz kaldı ama şöyle bir gerçek var ki, istemeyerek de olsa, o akşam Sayın Davutoğlu’na ciddi anlamda faydaları dokundu.  Nasıl mı? Akit TV Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Bey belli ki programa davet ettiğinde Sayın Davutoğlu’nu köşeye sıkıştırabileceği çok büyük argümanları olduğunu sanıyordu.

Bir kaç konuya oldukça güveniyor olmalı ki, dersine çalışma ihtiyacı bile duymamış. İstanbul Sözleşmesi dediğinde, bütün kozların eline geçeceğini zannetti. Bu konudaki muhatabın, sadece Davutoğlu olmadığı bir şekilde fark ettirildiğindeyse ikinci koz olarak ‘Şehir Üniversitesi’ soruları devreye girdi. Tabi bu sağlam kozu da elinde patladı Ali İhsan Bey’in…

‘Şehir Üniversitesinde yetiştirdiğim öğrenciler benim ahirette beratım olacak’ diyerek davasına bağlı bir insanı buradan vurmayı bekleyemezsiniz ki zaten.

Aklı başında birisi, ‘Madem ortada devletin arazisini zimmetlemek gibi büyük bir suç var, neden bu kadar süre beklenildi’ diye dönüp sormaz mı? Ki öyle de oldu. Tek bir cevap: Neden parti kurduğum güne kadar beklendi?

Uzun lafın kısası, bir taraf her fırsatta saygı sınırlarını aşarak sesini yükselmeyi zafer elde etmek sanırken, gayet sakin bir uslüp ve sükût içerisinde cevap veren ve bunu hep hafif bir tebessüm eşliğinde yapan Davutoğlu gecenin galibi oldu bile. Aslında o hafif tebessümün çok geniş anlamı var ama anlayabilene.

Kısacası İkinci Turgay Güler vakası yaşandı o akşam, hayırlı uğurlu olsun. Ha Davutoğlunun hiç mi eleştirilecek yanı yok, tabi ki vardır, kimse layüsel olamaz. Ama yöntem, gidilen yol bu olmamalı..

İslami Camia Ne Zaman Böyle Oldu…

Sonuç olarak bu ve bunun gibi pek çok zihniyeti gerçekten hayretler içerisinde izliyorum., Hak davası adı altında Müslüman kardeşini ezmeye çalışanları gördükçe içim acıyor. Biz ne zaman böyle olduk diye düşünesi geliyor insanın. Kardeşim karşındaki senin din kardeşin din. Ne öyle sanık sandalyesine oturtmuş, büyük suçlardan yargılarmışçasına tavırlar.

Sana Ömer’in adaletinden örnek verilirken, O Ömer hepimizin Ömer’i diyebilip, adaletin Müslümanlıkla ayrı olamayacağını yaşayarak göstermeliydin. Davası hak olanın, şartlara göre evrilmesi söz konusu olamaz. Ne yapılan hizmetleri, başarıları inkâr etmek; ne de yanlışı görmezden gelip, başımızı sadece tek tarafa sabitlemek yakışmaz bize.

Niyetin gerçekten Müslümanlara yapılan adaletsiz yaklaşımlara tepki koymak veya o günün hatalarını sorgulamaksa, o hatalara kimler ortaksa, her birine adil şekilde soracaksın. Farkında mısınız bilmiyorum ama böyle yaparak en çok sırtınızı dayamak istediğiniz insana zarar veriyorsunuz. Silkelenin artık.

Dip Not: Ne bir tarafım var ne de kin duyduğum bir grup. Doğrular takdir edilir, yanlışa da alkış tutulmaz. Zira Adalet bunu gerektirir.

BETÜL ERDEM / Haziran 2020

Paylaşmak Güzeldir :)

8 thoughts on “Pardon Siz Davutoğlu’na Zarar Mı Vermek İstemiştiniz?”

  1. Başarılı güzel ve sade bir uslupla nezaket kurallarında özlenen bi köşe yazısı olmuş hanım efendiyi tebrik ediyorum.. yeni yazılarını sabrsızlıkla beklıyorum saygılar

  2. Tarafsız yazınız için tebrik ederim şimdilerde çok özlem duyuyoruz objektif yazılara kaleminize sağlık.

  3. Teşekkürler Betülcüğüm, eline, yüreğine sağlık çok güzel olmuş…Ufacık bir katkı ilave etmek istiyorum; şehir üniversite meselesinde aslolan cevizli’deki o güzel arazinin imara açılıp yandaş müteahhitlere peşkeş çekilememesi…Esas dertleri bu, kim bilsin işin arka planını…
    Yazılarına devam canım yeğenim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.