Borsada Para Kazanma Teknikleri

Ocak 16, 2012 by · 1 Comment
Filed under: Borsada Kazanmak 

Kenarda biraz birikmiş parası olanlar, doğal olarak paralarını artırmak isterler ve bunun için yatırım arayışına girerler. Kimileri, parasını bankada mevduat hesabına yatırır. Kimileri altın, döviz gibi araçları tercih eder. Bunlar nispeten az riskli yatırımlardır. Ancak risk ile kâr doğru orantılıdır. Az riskli yatırımların getirisi de az olacaktır.

Daha fazla ve daha hızlı para kazanmak isteyenler, daha çok risk alarak borsada yatırım yapmayı tercih ederler. Özellikle borsaya yeni başlayanlar, her gün en çok artan hisse senetlerine bakarak bu muazzam potansiyeli görerek iştahlanırlar. Ancak, her gün en çok yükselen hisse senetlerinin yanında en çok düşen senetler listesi de bulunmaktadır. Buna rağmen yeni başlayacaklar bu listeye pek dikkate almak istemezler.

Birkaç yıl önce borsada küçük paralarla oynamış biri olarak, bu sitede borsayla ilgili kendi gözlemlerimi, bilgi ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Bugünkü yazımda özellikle borsaya yeni başlayanların çokça yaptığı hatalardan ve borsa oynamanın psikolojisinden bahsetmek istiyorum.

Her şeyden önce, borsayı bir at yarışı ya da bir şans oyunu olarak görmemek lazımdır. Özellikle Türkiye’de borsayı bir kumar aracı olarak gören ve sonu hüsranla biten birçok insan vardır. Varını yoğunu satıp, tüm parasını borsaya yatırmak, ya da bir günde, birkaç hisseye zıplamak, sonu hüsranla biten, borsa kumarbazlarının tipik davranışlarıdır.

Yapılan araştırmalarda, borsayı kesinlikle uzak durulması gereken bir yer olarak görenlerin oranı bir hayli yüksek çıkmaktadır. Böyle düşünenlerin %90’ını da borsaya yeni başlayanlar oluşturmaktadır.

Borsada para kazanmak için öncelikle sabırlı olmayı bilmek gerekir. Bir hisse senedine girerken ve hisseden çıkarken doğru zamanlama çok önemlidir. Bir hisse senedine girerken, o hisse senedindeki anlık hareketlere bakarak, yükselişe geçtiğinde hemen senede atlamak yanlış olduğu gibi, girdiğimiz senetten zamanında çıkmayı bilmek de hayati önem taşır.

Elimizdeki senetlerde kazanç sağlamışken çıkmak (kârı realize etmek) gerekir. Ben buna Hamdi beyin teklifini kabul etmek diyorum. Var mısın yok musun yarışmasındaki gibi, Hamdi Beyin teklifini kabul etmezseniz, ileride açtıracağınız kutulardan sonra daha düşük teklif alma ihtimaliniz olur.

Aynı zamanda girdiğimiz hisse senedinde zarar ediyorken çıkmak da zor ama zaruri olabilir. Borsada fırsatlar bitmez. O yüzden belli bir zararı da kabullenip hisseden çıkmak da son derece önemlidir. Borsada oynarken yaptığımız hareketlerde insan psikolojisi çok etkilidir. Girdiğimiz senetlerden zarar ettiğimiz halde neden çıkamadığımızı, aşağıda sizlerle paylaşacağım haberde bahsedilen Bilişsel uyumsuzluk prensibiyle açıklayabiliriz.

Borsada Köpek Balığı Tekniği

Haberimizi paylaşmadan önce sizlere son olarak, Borsada para kazanma eğitim setinden bahsetmek istiyorum. Borsada para kazanmak kolay bir iş değildir. Borsada kazanmanın sırrı; yukarıda bahsettiğim gibi, bir hisse senedine ne zaman girmeli ve ne zaman çıkmalıyız soruların cevabında yatıyor. Bu sorulara cevap bulmak için insanlar yıllardır bir sürü teknik analizler geliştirmektedirler.

Bu yazımızı çok fazla uzatmamak için Borsa Koçu eğitim setinden çok kısa bahsedip, ayrıntılı bilgileri daha sonraki yazılarıma bırakıyorum. Borsada Köpek Balığı tekniği yukarıda bahsettiğim, bir hisse senedine ne zaman girip, ne zaman çıkacağımız sorusuna cevap verecek şekilde geliştirilmiş bir tekniktir. Bunu yapmak için karmaşık teknik analizlerle uğraşmanıza gerek yoktur. Bu program size ihtiyacınız olan her şeyi hazır olarak sunmaktadır. Borsa Koçu Tekniğini incelemek için burayı tıklayın.

Borsada para kazanmak isteyen herkese tavsiye edebileceğim bir çalışma olan Borsada Köpek Balığı Tekniği hakkında ayrıntılı bilgileri daha sonraki yazılarımda paylaşacağım. Şimdi, zarar ettiğimiz halde bir hisse senedinden neden çıkamadığımıza cevap olacağını düşündüğüm Bilişsel uyumsuzluk prensibiyle ilgili haberimizi okuyabilirsiniz.

Bilişsel Uyumsuzluk Prensibi

1954 yılında Dorothy Martin adlı bir cemaat lideri 21 Aralık’ta dünyanın sonunun geleceğini ilan ediyor. Büyük bir sel felaketi tüm insanlığı yok edecek ve sadece bir grup UFO’lar tarafından kurtarılacak. O da tabii ki cemaat mensupları.

Radyoda ilanlar veriliyor. Reklamlar yapılıyor. Hatta bu sayede cemaate katılım da artıyor. Çoğu cemaat üyesi liderlerinin talimatıyla evlerini, arabalarını ve tüm varlıklarını satıp, büyük yolculuk için hazırlanıyor. Tüm cemaat üyeleri 21 Aralık günü UFO’ların onları alacağı tepede toplanıyor. Başlarında da liderleri Dorothy. Ama maalesef ne sel oluyor ne de UFO’lar geliyor.

BAĞLILIK AZALACAK MI?

Sizce bu olay üzerine cemaat üyelerinin, liderlerine bağlılığı azılır mı? Çoğuna göre yanıt kesinlikle evet. Hatta çoğu kişi, cemaat üyelerinin gerçeği görüp, cemaatten çıkacaklarını ve Dorothy’i sahtekarlık ile suçlayacağını iddia ediyor. Ama beklenilenin aksine cemaat üyeleri cemaate ve Dorothy’e daha da sıkı bağlanıyor. Acaba neden?

BİLİŞSEL UYUMSUZLUK PRENSİBİ

Psikoloji bunu ‘Bilişsel Uyumsuzluk Prensibi’ ile açıklıyor. İnsanlar bir değere ya da inanç sistemine inandıklarında ve bu uğurda yatırım yaptıkları zaman, ondan kolay kolay vazgeçmiyorlar.

Çünkü vazgeçerlerse şimdiye kadar yaptıkları yatırımların boşa gideceğine inanıyorlar. İnançlarına ters düşen veriler ortaya çıktıkça da, inançlarına daha da çok bağlanıyor ve yeni verileri reddediyorlar.

Dorothy bu yöntemle (yani insanlara tüm mal varlıklarını sattırarak) insanların kendi fikirlerine daha çok yatırım yapmasını sağlıyor. Bu derecede büyük yatırım yapan insanların da cemaate bağlılıkları daha çok oluyor. Yatırımlarını korumak için UFO’nun gelmemesine kılıf buluyorlar (rasyonalize ediyorlar).

DİĞER ÖRNEKLER

Bilişsel Uyumsuzluk Prensibini hayatımızın her kesiminden görmek mümkün. Çoğu cemaat veya kulüp üyelik şartlarını ağır kılma eğiliminde (tabii ki amacı bağlılık ise.) Çünkü bir kulübe girmek için ne kadar zor şartlardan geçersek, yani ne kadar yatırım yaparsak, bağlılımız da o kadar artacak. Hatta size ilginç bir bilgi vereyim.

Çoğu basketbol koçu çok para verilen oyuncuları sakat olmalarına rağmen oynatma eğiliminde oluyor. Çünkü çok para verilen oyuncu oynamazsa koç, yatırım boşa gitmiş hissini yaşıyor.

Aynı çok para verdiğimiz otel odalarından çıkmak istemediğimiz gibi. Ya da çok para verip aldığımız ama ayağımıza vuran ayakkabıları giymeye devam ettiğimiz gibi. NASA mühendislerinin hatalı olduğunu bildikleri halde, yıllarca süren yatırımlarını korumak için Challenger Uzay Mekiğini uzaya gönderip, 7 astronotun ölümüne sebebiyet vermesi gibi.

ARAŞTIRMA

Gerçek restoran ortamında yapılan bir araştırmada deneklere farklı fiyatlarda şaraplar ikram ediliyor. Ama aslında hepsi aynı şarap, sadece fiyatları farklı. Pahalı şarap satın aldığını düşünenler şarabın daha güzel olduğunu söylüyor. Neden? Çünkü çok para vererek daha çok yatırım yapıyor. (kaynak: Hürriyet Gazetesi)

Googla Arama Sonuçları Sosyalleşiyor

Ocak 13, 2012 by · Leave a Comment
Filed under: İnternet 

Gün geçmiyor ki Google tarafından bir yenilik daha piyasaya çıkmasın. Google’ın yakında uygulamaya başlayacağı yenilikten bahsetmeden önce biraz fikir jimnastiği yapalım. Google bunu neden yapıyor? Yani zaten internet aleminde kral olmuş, kocaman bir piyasaha hitap ediyor bir dünya cirosu var. Mevcut durumunu muhafaza etsem bile, bi daha sırtım yere gelmez diye düşünüp sürekli yenilik peşinde koşmazdı.

Google’ın ve (özellikle teknoloji alanında faaliyet gösteren) başarılı şirketlerin sürekli yenilik peşinde koşmalarının bir sebebi var. İnternet dersleri sitemi ilk kurduğumda yayınladığım ilk yazıda sizlerle bir anektod paylaşmıştım. Aşağıdaki paragrafta da tekrarladığım bu anektoda göre, zamanın ve teknolojinin çok hızlı değiştiği bir dönemde kendinizi daha hızlı değiştirmezseniz sonunuz hiç de iyi olmayacaktır.

Bir rafting hocası, bu spora yeni başlayanlara taktikler verirken şunu anlatıyordu. Nehrin en azgın bölümüne geldiğinizde, suların en coşkun ve sert aktığı bölgede daha hızlı kürek çekmek zorundasınız. Böylece halen kontrolü elinizde bulundurabilirsiniz. Tam aksini yapıp botunuzu yavaşlatmaya çalışarak ters yönde kürek çekerseniz alabora olursunuz.

Şimdi gelelim Google tarafındaki yeni habere. Sizlere zaman zaman alıntılar yaptığım webrazzi sitesinde yayınlanan bir habere göre Google, artık arama sonuçlarını kişiselleştirecek. Yani sizin, takip ettiğiniz insanlara, paylaştığınız resim, video ve web içeriklerine göre topladığı bilgilerle size ait bir web kişiliği ortaya çıkmış olacak.

Daha sonra siz Google’da bir şey aradığınızda, sizin ilgi alanlarınıza en yakın sonuçları size sunmaya çalışacak. Bu gerçekten son zamanların en büyük yeniliklerinden biridir. Bu yenilikle Google, Facebook ve Twitter’in güçlü olduğu sosyal medyada, Google+ ile ben de varım iddiasını daha da güçlendirmiş olacak. Şimdi, Fırat DEMİREL’in webrazzideki haberinin detaylarına göz atalım.

Google’a karşı arama tarafında yapılan eleştirilerin hemen hepsinin haklılık payı vardı. İnanılmaz bir hızda üretilen içerikleri, kuralları alt etmek isteyenlere rağmen mükemmel bir şekilde sınıflandırmak da elbette kolay değildi.

Bugün Google tüm eleştirileri ortadan kaldırabilecek oldukça önemli bir güncellemeye hazırlanıyor. Google arama sonuçları hiç olmadığı kadar sosyalleşiyor.

Kişi odaklı’ ve ‘genel’ olarak ikiye ayrılacak yeni Google araması, öncelikle Amerika’da İngilizce olarak kullanılmaya başlanacak. Servis daha sonra tüm dünyaya yayılacak, yenilikler Google’ın kişi odaklı web stratejisinde büyük bir bir adım olarak hayatımıza girmiş olacak. Hatta bu son güncelleme zaman içinde Google’ı bir sosyal ağ olarak adlandırmamızın başlangıcı sayılabilir.

Söz konusu yenilikleri kısaca göz atıp, labirente yukardan bakmaya devam edelim

Google’ın yeni arama teknolojilerinde şu başlıklar öne çıkacak.

1. Kişisel Sonuçlar: Size özel sonuçları bulmanızı sağlayacak bu özellik ile kendi yarattığınız ya da özellikle sizinle paylaşılmış Google+ içeriklerini arama sonuçları sayfasında görebilmenizi sağlayacak.

 2. Aramada Profiller: Otomatik tamamlama ve sonuçlarda size yakın olan ya da ilgilendiğiniz insanları listeleyerek, hemen takip edebilmenizi sağlayacak ve;

 3. Kişiler ve Sayfalar: Google+’da ilgilendiğiniz konulara ilişkin profillere, sayfalara ulaşmanızı ve bunları birkaç tık ile takip edebilmenizi sağlayacak. Çünkü neredeyse her sorgunun arkasında insanlar  mevcut.

 4. Güvenli Arama:  Google’a giriş yaptığınızda arama sonuçlarınız, size özel içerikler de dahil olmak üzere, Gmail’de olduğu gibi yüksek şifreleme standartları tarafından korunuyor olacak.

5. Kontrol hakkı: Dilerseniz web geçmişinizde herhangi bir arkadaşınızın paylaştığı bilgi veya kendi özel içeriğiniz  arama sonuçlarında sizin karşınıza çıkmayacak.  Konum ve dil gibi kullanılan diğer içeriksel işaretlerin kontrolü için de ayrı bir arama ayarları seçeneğinden düzenlenebilecek.

google-sosyal-arama

Tüm bu özellikler Google’ın Google+’ı içselleştirmesi anlamına geliyor. Bu da Google+’ın tek bir ürün olması anlamına geliyor; Yani tamamen kullanıcı odaklı bir Google ve çoğunlukla kullanıcılar etrafında dönen içerikler, dolayısıyla kullanıcıları daha iyi tanıyan bir online reklam devi, kişiselleştirilmiş sonuçlar ve Facebook gibi kullanıcı odaklı, daha isabetli reklamlar… (Facebook’un reklamlarından ne derece memnun olduğumuzu da tartışmak gerek).

Bu haberin devamını okumak için burayı tıklayın.

Dreamhost Davetiye Kodları

Ocak 2, 2012 by · Leave a Comment
Filed under: Wordpress Dersleri 

Arkadaşlar, sizlere daha önce wordpress hosting ihtiyacınız için tavsiye etmiş olduğum Dreamhost şirketinden 5 adet davetiye kodu almış bulunmaktayım. Ayrıntılarını şuradaki yazımda paylaştığım, neredeyse tüm özellikleri sınırsız olan bu hosting paketi, başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar olan kullanıcıların tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumdadır.

dreamhost-davetiyeNormalde sizler için hazırladığım Dreamhost indirim kuponuyla (iskonto) 50 dolar indirimli hosting paketi alabiliyorsunuz. Ancak şimdi paylaşacağım kodları kullarak bir yıllık hosting paketi + 1 ücretsiz domaini sadece 15 dolar ödeyerek alabilirsiniz. Bu fiyata bu hizmet tek kelimeyle harika.

Dreamhost davetiye kodlarını hemen aşağıda belirtiyorum. Ancak elimde şu anda sadece 5 adet davetiye kodu var. Bu demek oluyor ki bu kodları kullanan ilk 5 kişi bu indirimden yararlanabilecek. Aşağıdaki Dreamhost davetiye kodlarının kullanım süresi iki hafta sonra bitiyor. (Tabi ilk günden 5 kişi bu kodları kullanırsa bilemem)

Dreamhost Davetiye ve Promosyon Kodları

725546096144

636621656220

089868964254

804408101490

131504024600

Şimdi hemen burayı tıklayarak Dreamhost giriş sayfasına gidin. Kayıt sırasında “Promo Code” bölümüne yukarıda verdiğim 12 hanelik davetiye indirim kodlarından birini yazarak devam edin. Bu şekilde ilerleyerek bir yıllık hosting hizmetini sadece 15 dolara almış olacaksınız. İki yıllık hosting hizmeti almak isterseniz yine aynı kodlarla sadece 100 dolar ödemeniz yeterli olacaktır.

Bu indirimden faydalanan beş kişiden biri olmak için acele edin. Şimdiden hayırlı olsun. Bol kazançlar diliyorum.

İlgili Derslerimiz:

WordPress Hosting Seçimi
Dreamhost ile WordPress Kurulumu
WordPress Paneli Türkçeleştirme
Web Hosting Nedir?

« Önceki sayfaSonraki sayfa »